26 Haziran 2014 Perşembe

ZAMANLA YARIŞMAK DEĞİL EŞ SALINMAK. KISITLI SÜREYİ İYİ KULLANMAK ÜZERİNE

Bu gün kendi rekorum 5000 metre 22 dk 46 sn sonrası yazdığım yazı
Bu son zamanlarda zorlandığım nadir anlardandı. Bu aynı zamanda bir antreman şekli. İnsanın laktat eşiğini geliştirmesini sağlayan bir antreman. Zorlandığı aşamalarda bir süre spora devam edip vücudun var olan laktat eşiğini artırmaya çalışılan bir antreman . Modern insanın kendine ayırdığı kısıtlı bir vakit dilimi var. Bu vakit diliminde efektif bir şekilde değerlendirmeli. Erkekler için yada 175 ve üzeri boyda kişiler için 30 dk'da 5 km koşu yada 30 dk'da 15 km bisiklet (yüzme için şimdilik örneklendirebileceğim bir tecrübem yok ) kadınlar için 30dk'da 4,5 km koşu bisiklet yine 30 dk'da 15 km gibi bir tempoda spora olaşmak bir hedef olmalı. Bu hedefe ulaşmak bir yıl vadeli bir hedef olmasında fayda var. Acele etmek bir sakatlıkla ve spordan uzun süre uzak kalmakla sonuçlanıyor çoğu kez (bu tecrübe ile sabit). Acele etmeden istikrarlı bir spor programı sonunda insanı belirli bir tempoya çıkarıyor. Burada günlük yapılan orta ağırlıklı egzersinizin (minimum effektif sporun ) haftada bir iki gün hafif üzerine çıkılması -süre yada tempo olarak - insanı geliştirici etkisi olacaktır. Kişisel olarak her zaman istikrarlı olmamakla birlikte yaptığım şey buydu. Sonuçta biz profosyenel sporcu değil sportif kişileriz. Hedeflerimiz makul hedefler olmaklı (örneğin 5000 metre dünya rekoru 12,58 (benim ki 22,46 ) 10dk daha geç nerdeyse benim iki katım bir hızda koşulmuş) Faydalı spor genel olarak yapılan çalışmalarda orta yoğunlukta spor olarak saptanmış. Özellikle profosyenel sporcularda sürekli yoğun tempo çalışmanın vücut için bir noktadan sonra zaralı etki oluşturuyor olabilir. Kişisel kanatim profosyonel sporun hem anterman hedefleri hemde yarışmalar neticesinde insanı strese maruz bıraktığı ve bu sterse maruziyetin önemli zararları olacağı şeklindedir. Bu nedenle biz orta yoğunlukta ve bize stres değil dinlenme aracılığı olacak bir tempoda spor yapmalı ve bu tempoyu belirli bir seviyeye uzun vadede çıkarmayı hedeflemeliyiz. Uzun vadede ulaşacağımız bu tempo zamanı iyi kullanmamızı sağlayacak ve daha kısa sürede efektif bir spor yapmamızı sağlayacak. Ve bu kısalan zaman dilimi sayesinde kişisel ya da çevresel engel olucu faktörlere karşı daha dirençli olacağız. Çünkü bir 20 dk 4 km koştuğumuzu düşündüğümüzde bir 20 dk koşup geleyim düşüncesi insanı her zaman buna vakit bulabileceği fikri ile spora yakın tutacaktır. Bizim basamak sistemimizde 20 dk seçilmesi bu mantıkla olmuştur. Çalışmalarda faydalılık alt sınırı minimum 20 dk'dır. Ve Kalbimi Koruyorum'daki gözlemlerim 20 dk bir çok kişi de spor yapabilirlik fikrini canlandırmıştır. Zamanı efektif kullanmak Kalbimi Koruyorum felsefesinin önemli bir noktası olacaktır. Zamanla yarışmak değil zamanla eş salınmak. Zamanla senkronize olmak uyum sağlamak. Zamanın ve anın gücünü kullanmak üzerinde düşünmemiz ve sonuç almamız gereken bir nokta.