KARDİYOLOJİDE YAKIN TARİHLİ HEYECAN VERİCİ GELİŞMELER BİZE
NE DİYOR OLABİLİR?
YAKIN GELECEKTE 100. YAŞ KUTLAMAALARI RUTİN OLABİLİR Mİ?
Kardiyoloji ile ilgili yeni çalışmalarını sonuçlarını
gördükçe, heyecan verici bir dönemde olduğumuzu içtenlikle söyleyebilirim. Eğer
10 yıl daha kalp krizi (ya da yeni bir kalp krizi) geçirmemeyi başarabilirseniz, belki hiç kalp krizi geçirmeyeceksiniz.
Benzer durum kanser hastalığı içinde geçerli gibi görülüyor. Modern tıp bir 10
yıl sonra ortalama ömre 30 ile 50 yıl civarında bir süre katabilir.
Yakın zamanda kalp krizi vb. kalp damar olaylarını önleme
konusunda etkin yeni tedavi olasılıkları gündeme geliyor. Özellikle monokonol
antikorlar ile yapılan çalışmalar kardiyoloji pratiğini kökten değiştirmek
üzere. Birkaç dekad (10 yıl) sonra hiç kalp krizi görmeyebiliriz. İki üç yıl
öncesine kadar yapılan çalışmalarda teorik olarak LDL kolesterol ( halk
arasında kötü kolesterol diye bilinir) seviyesinin 36 mg/dl’ye indirilmesi ile
kalp krizinin ortadan kalkacağı ön görülüyordu. Ancak o dönemlerde bu
seviyelere indirebilecek ilaçlar yoktu ve veriler tahmini idi. Şimdi ise PCSK9
inhibitörleri denilen deri altına enjeksiyon şeklinde ayda bir ya da iki kez
yapılan ilaçlar ile LDL seviyeleri çok daha aşağılara indirilebiliyor. Ağustos
2017’de çıkan bir çalışmada (yayımlanalı daha bir ay olmadı) çok düşük LDL
kolesterol seviyelerinde bile yan etkide artış olmadığını gösteriyor. Ön
görülerin aksine LDL seviyesi 10 mg/dl altına indirildiğinde bile hala faydalı
etki görülüyor. Yani 36 mg/dl altına indirilmesi kalp damar olaylarını ciddi
oranda azaltsa bile tam önlemiyor ki 10 mg/dl altında bile olay önleme
konusunda istatistiksel anlamlı sonuçlar çıkıyor. İki üç yıl önceki öngörüleri
destekliyor ama daha da düşük seviyelerin önleyiciliği ile ilgili net veriler
geliyor.
Şurası net ki artık LDL kolesterol seviyeleri anlamlı bir
yan etki olmaksızın çok çok düşük seviyelere kadar indirmek mümkün. Dolayısıyla
düşük LDL kolesterol seviyeleri ile ilgili konuda ön görü değil artık net istatistiksel
çalışmalar yapılıyor. Çok yakın zamanda daha da net veriler elde edilecek.
İşin heyecan verici yanı bir yandan LDL kolesterol
seviyeleri çok düşürülebiliyorken bir yandan da LDL kolesterolün oksitlenmesi
(oksidasyonu) önlenebiliyor. (LDL Oksidasyonu kalp damar olaylarını
gelişmesinde anahtar rol oynayan bozukluk detaylı bilgi için kalbimi koruyorum
rehber kitapta neden kalp krizi geçiriyoruz bölümüne bakmanızı öneririm) Yine
ağustos 2017 yılında çıkan bir makalede – yayımlanalı daha bir ay olmadı- canakinubad
isimli molekül LDL kolesterol seviyesine etki etmeden oksitlenmeyi azaltıyor ve
kalp damar olaylarını belirgin bir şekilde azaltıyor. İlginç olanı ise yeni
başlayan akciğer kanseri sıklığını azaltıyor. Kanserden ölümleri ise çok
belirgin bir şekilde azaltıyor. Yan etki
olarak enfeksiyona bağlı ölüm riski artıyor. Ama çalışma oksitlenmeyi
azaltmanın önemini çok net bir şekilde kanıtlamış oldu. Bu yolla hem kalp damar
olayları hem de kanser ihtimali belirgin bir şekilde azalmış durumda.
Gelecek bize şunu vaat ediyor. LDL kolesterol seviyesini ve
onun oksitlenme miktarını azaltmak mümkün. Bu şekilde bir karma tedavi ile kalp
krizinin tamamen ortadan kaldırmak çok mümkün.
Muhtemelen beraberinde kanser azaltılacak. Hatta
oksidasyonun Alzheimer oluşundaki önemi de düşünüldüğünde bu hastalığında
azaltılabileceğini öngörmek mümkün.
İnsanlık içen 100 yaş kutlamaları yakın çağda rutin bir
aktivite olması mümkün. Şimdiden marketing (pazarlama) firmaları en güzel 100.
Yaş kutlamaları için “event”’ler (eğlenceler) pazarlamaya başlasa iyi ederler.
Sonra pazar payları geride kalabilir.
Bilim ve sanayi yoğun bir çaba içinde çalışıyorlar ve
elbette ki onları kamçılayan güç para “kar” gücü. Ama motivasyon ne olursa
olsun çok yoğun ve saygıdeğer bir çaba içindeler. Özellikle modern tıp ve bilim
insanları etik, ön yargısız, akılcı ve takdire şayan bir çaba ile önümüzü
aydınlatıyor insan sağlığına müthiş katkıda bulunuyorlar.
Peki bu dönemde bireye, her bir insana düşen nedir? Aslında cevap çok net: Sağlıklarını korumak
için çaba göstermek. Bu bloggta, kalbimikoruyorum kalbimikoruyorumrehberkitap
facebook sayfalarında ve bizzat yayınlanmış olan kalbimi koruyorum rehber kitap’ta bu konuda
yazıyorum.
10 yıl sonra bu güne müthiş ilaçlar reçete edebileceğiz.
Şimdi ise size kalbimikoruyom felsefesini anlamanızı öneririm. 10 yıllık çaba
size belki 50 yıl artı ömür olacaktır. Daha fazlasını ben hayal edebiliyorum
yazmayışım ise konuşmak için çok erken.
Sağlıklı günler dileğiyle
Sağlık emektir.
Dr Deniz Demirci.
