21 Ocak 2016 Perşembe

Derin ve Sarsıcı bir hüzün Vakitsiz gelen bir kalp krizi #MustafaKoç Oysa #kalpkrizi önlenebilir.

Bir kardiyoloji uzmanı olarak bu blogda mı yoksa bir ekonomist olarak ekonomi bloğunda mı yazmalıyım diye düşündün Mustafa Koç'un vefatı için duyduğum derin üzüntüyü.
Sonra elbette Kalbim Bloggu bunun doğru yeri dedim.
Derin üzüntü çünkü (geçiyorum ülkeye büyük katkıları vs...)  iki kız çocuğu sahibi bir baba erkenden ve vakitsizce vefat ediyor. Ve onca imkan varken. Bir kalp krizi önlenemiyor.
Bu blogda ve kalbimi koruyorum projelerinde hep anlatmaya çalıştığım, hep korunmak gerektiğini söylediğim konunun hazin bir örneğini yaşadık. Genç ve üretken yaşlarda bir insanın kaybı. Çok fazla seveni olan bir ülkenin kaderinde etkin ekonomik faaliyetlerinde tek başına çok önemli bir yer tutmuş bir insanın vaktinden çook erken kaybı. Bu hazin hikayeyi biliyorum. Çok örneğini görüyorum kahramanlar hep böyle ülkeye mal olmuş çok tanınmış insanlar olmuyor. Ama her insan kendi hikayesinin kahramanıdır elbet.
Çok hazin bir hikaye. Genç yaşta kalp krizi ve o krizden vefat eden bir insan ve giden babanın ya da annenin ardından dökülen göz yaşları hele de kız çocukları olunca, o gözden düşen damlalar içimi yakıyor. Çünkü
Ben tüm kalp krizlerinin önlenebileceğini ya da çok geç yaşlara ötelenebileceğini düşünüyorum.
O zaman bu göz yaşları boş yere akıyor ya da vaktinden çook önce akıyor diye üzülüyorum.
Yazılarımda bunun yol ve yöntemlerinden bahsediyorum.
Kimse bana Mustafa Koç'un kalp krizinin önlenebilir ya da ötelenebilir olmadığını söyleyemez. Ama yapılması gereken alınması gereken önlemler vardır ve çoğunluğu kişinin kendi üzerine düşen görevlerdir. Bu görevleri yerine getirmeye çok yıllar önce  başlanmış olmalıydı. Bu gün yaptığımız doğru hareketler 10 yıl sonraki bir krizi önleyici olacaktır. Ya da tersinden söyleyecek olursak, 10 yıl sonraki bir krizi önlemek istiyorsak bu günden bir şeyleri düzeltmeye başlamalıyız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder