Elbetteki ne yediğimiz ne kadar yediğimiz önemli? hastalık durumunda kullandığımız ilaçlar önemli ancak daha önemlisi İnsan gibi yaşıyor muyuz? Yani insan türüne uygun bir şekilde yeterince hareket ediyor muyuz? Kişisel olarak çağımızın temel hastalıklarının en temel kaynağının bu (yani kurduğumuz oturgan hayat ve hareketsizlik) olduğunu düşünüyorum ve bunu destekleyen yeterince bilimsel kanıt var.
Mevcut hayat düzeninde kendi kalbinizi korumak için mutlaka üzerinize düşen sorumluluğu yerine getirmek ve hareket etmek yada spor yapmak zorundayız
İnsan türü artık eski kas yapısını kaybediyor (daha çok yağ dokusunda artış daha çok insülin drenci daha çok kalp krizi daha çok erken biten yaşam hikayeleri ;
daha az protein döngüsü daha çok kanser riski ve yine daha erken biten yaşam öyküleri ve oldukça dramatik bir son )
Bana kalırsa bu yazıyı okuyan kişi yazdıklarımı anladıysa bu satırdan daha fazlasını okumadan yapmıyor ise şu an spor yapmaya başlamalı. Bu iş yarına bırakılamaz kişi en çok kendi kalbine karşı sorumludur. İlk ve temel görevi bu olmalı insanın. Dün de spor yapmamış isek bu gün o sporu yapmak zorundayız bu yemek yemek kadar önemli hatta daha önemli.
İnsan türü terlemiyor (terlemek deyip geçmeyin 2 saatlik aktif bir sporda insan 2 litreye yakın sıvı kaybedebiliyor beraberinde atılan sodyum miktarını yabana atmamak gerekiyor) Acaba aldığımız sodyumun fazlalığı kadar atamadığımız sodyumda yüksek tansiyonda etkin olabilir mi? (bu soruyu araştıracağım)
Masa başında sandalyede kanepede günlerini geçirip sürekli yağ biriktiren değildir insan.
48 saate bir 30 dakika hızlı tempo yürüyüş kalbini korumak için büyük oranda yeterli
12 Aralık 2011 Pazartesi
8 Aralık 2011 Perşembe
kolesterol kolesterol ilaçları ve ilaç sanayi
Gündemdeki kolesterol, kolesterol düşürücü ilaçlar ve ilaç sanayi hakkındaki tartışma konusunda 3 madde ile açıklama :
özet
1. kolesterol ilaçlarının faydası kesindir
2. İlaç sanayi şirketleri insana sadece ve sadece faydalı oldukları sürece kar edebilirler
3. Kolesterol sağlıklı seviyeleri aştığında vücuda kesinlikle zarar verir
Öncelikle modern tıpbın özellikle tedavi edici yanı tamamen bilimsel veriler rehberliğinde ilerlemektedir ve kardiyoloji alanı bu konuda önder bir konumdadır. Yani kardiyoloji ile ilgili tüm ilaçlar ve ya uygulanan tedavi edici işlemler uzun yıllar boyu yapılan araştırmalar sonucunda ortaya çıkmıştır ve sürekli hem yeni tedavi yöntenleri hem de mevcut tedavi yöntemlerinin etkinliğinin fayda / zarar oranı bir takım bilimsel veriler ile güncellenmektedir.
1. kolesterol ilaçlarının faydası kesindir
Kolesterol ilaçları uzun yıllar boyu yapılmış çalışmalarla faydası net olarak kanıtlanmıştır. Elbetti her zaman kolesterol tedavisinde birinci basamak yaşam biçimi değişikliğidir. Sağlıklı beslenme. Sağlıklı ve düzenli spor. Hareketli yaşam. Stresten uzak aşırı rekabetten uzak kinden ve düşmanlıktan uzak huzurlu bir hayat. Takdir edilecektir ki bu yaşam biçiminin değişmesinde bir doktor fazla aktif bir rol üstlenemez ve öneriden öteye gidememektedir. Yine de polikliniklerin tüm yoğun şartlarına rağmen biz bu yaşam biçimi değişikliğini anlatırız. Ancak başarılı bir şekilde uygulayabilen azdır.
Sonuçta özellikle yüksek riskli hastalarda yada kötü huylu kolesterolü çok yüksek kişlerde kolesterol değerlerini sağlıklı ölçülere indirebilmek için çoğu kez ilaç kullanılması gerekmetedir. Ve bu kişilerde kolesterol değerlerinin sağlıklı aralıklara getirilmesi kalp krizini, felci ve daha bir çok damarsal olayı önlediği net olarak kanıtlanmıştır. Tüm bu faydalar çok az olasılıklı bir yan etki karşılığında sağlanabilmektedir. Fayda / zarar oranı kesinlikli fayda yönünde ağır basmaktadır.
Elbette ki ideal olanı kişinin kolesterol değerlerini yaşam biçimini değiştirip ilaçsız normal aralığa getirmesidir ancak bunun mümkün olmadığı durumlarda kolesterol ilacından yararlanmak bilimsel ve akılcı bir yöntemdir. (bir not olarak kolesterol ilaçları yüksek dozda kullanıldıklarında kolesterol düşürücü etkilerinden bağımsız damar iyleştirici yanları da saptanmıştır.)
2. İlaç sanayi şirketleri insana sadece ve sadece faydalı oldukları sürece kar edebilirler
Bir diğer nokta ilaç firmalarının ilaç satmak çabası konusundaki eleştiri. Bu eleştiri mevcut iktisadi sistemi hiç anlamamış ve dolayısıyla doğru çözüme ulaşma olasılığı çok düşük olan bir anlayışın temelsiz bir sonucudur ve pek bir faydası yoktur. evet ilaç sektörü çok büyük hatta devasa bir sektördür. Dünyanın silah ve petrolden sonraki 3. büyük sanayisi olduğu söylenmektedir. Ancak neden her büyük sanayi kötü iş yaparmış gibi tuhaf bir yorum yapılır ki. Evet silah sanayisi ürettikleri ile insanın ölümüne neden olur ancak ilaç sanayi insanların daha sağlıklı yaşaması amacına yönelmiştir. (ancak ve ancak bu amaç dorultusunda çalışır ve başarıya ulaşırsa kar elde edebilir ) Bu amaca yönelme bir temiz kalplilik değil tamamen bu sektörün karlılık yolunnun burdan geçiyor olmasıyla ilgilidir. Yani bir kimyasal molekülün ilaç olabilmesi ve kar getirebilmesi için net olarak faydalı olması ondan daha önce insanlara zarar vermyor olması yani ciddi yan etkileri olmaması gerekir başka türlü bir kimyasal madde ilaç olamaz. Ve satılamaz. Bu gün mucizevi bir madde bulun kalp krizini sıfırlıyor olduğunu düşünün onun ilaç olup satılabilir olması en az 10 yıllık bir araştırma sonucu ile olabilir. Bu da çok ciddi paralar gerektirir hiç bir devlet bunu bir kamu hizmeti olarak yürütemez. İçtiğiniz aspirinden antibiyotiğe kadar tüm ilaçlar çok ciddi parasal kaynaklar tüketilerek üretilmektedir. Mevcut iktisadi sistemde bu şirketlerin ayakta kalmak için bu ilaçları satmaya çalışmasından daha doğal bir durum yoktur. Ancak tüm ilaçlar piyasaya çıktıktan sonra bile çok ciddi bir şekilde takip edillir. Ve herhangibir olumsuz veri durumunda hemen piyasadan kaldırılır. Bu şirketler var olabilmek için bu kurallara uymak zorundadır. Ve kar etmelerinin temeli faydalı ilaçlar bulmak yada faydalı ilaçlar satmaya bağlıdır. Aksi takdirde yok olurlar. Eğer kar etme şekilleri ile günah keçişi seçilecekse insanlara aşırı kalori yükleyen gazlı içecek satıcıları yada burger firmalarını seçin ve mecburen insanlığın faydasına çalışmak zorunda olan bu ilaç şirketlerini gereksiz yere hedef almayın
3. Kolesterol sağlıklı seviyeleri aştığında vücuda kesinlikle zarar verir
Bir diğer notka; evet kolestorel vücut için faydalıdır. ancak belli aralıkların üstünde bir takım zararlı mekanizmalarda başat rol oynamaktadır. İnsanın olması gereken LDL kolesterol miktarı nedir sorusunu yanıtlamak için iki çalışma çok yol göstericidir. Bir tanesi günümüzde medeniyetten uzak yaşayan tamamin ilkel kabile hayatı yaşan inasnlarda yapılmış bir çalışma ve bulunan LDL değeri 50-70 arası. Bir diğer çalışma insana genetik olarak en yakın olan doğal ortamında yaşayan şempanze türünde yapılan çalışmada da yine LDL değeri 50 - 70 arasında bulunmuş. Yapılan incelemelerde her iki çalışmada da deneklerde hiçbir damar sertliği bulgusu saptanmamış. Yani damarları pırıl pırılmış. Ancak günümüz modern insanı için bu değerler özellikle belli yaşlardan sonra çok uzak hedeflar.Bu değerlerin çok üstünde LDL değerlerinde yaşıyoruz. Ve kanımızdaki yüksek kolesterol damarlarımızın yapısını biz hiç hissetmeden her gün usul usul bozuyor.
(bir gün kalp krizi ile acil servise gelindiğinde fark ediyor insan ancak bu süreç çok önceden başladı ta gençlik yılarında o aman kolesterolde neymiş yiyelim arkadaşlar denilin yıllarda başladı kalp kirizi ise bu uzun yıllar içinde gelişen damar hastalığının bir sonucu yada sonudur. )
Yeri gelmişken şu konuyada açıklık getirelim. Evet çoğunluklukla kalp krizinin oluşumunda temel sorumlu yırtılan damar yüzeyinin üzerine oturan pıhtıdır. Pıhtının oluşması için öncelikle damar yüzeyinde çizik şeklinde bir yırtılma olması gerekir ve normal damar yüzeyi yırtılmaz. İçinde uzun yıllar boyu kolesterol birikimi ile sertleşmiş yapısı bozulmuş damar yüzeyleri yırtılır. Eğer sizin damarlarınızda bu şekilde kolesterol birikimi ile bozulmuş damar yüzeyleri yok ise kalp krizi geçirme olasılığınız da yoktur.
özet
1. kolesterol ilaçlarının faydası kesindir
2. İlaç sanayi şirketleri insana sadece ve sadece faydalı oldukları sürece kar edebilirler
3. Kolesterol sağlıklı seviyeleri aştığında vücuda kesinlikle zarar verir
Öncelikle modern tıpbın özellikle tedavi edici yanı tamamen bilimsel veriler rehberliğinde ilerlemektedir ve kardiyoloji alanı bu konuda önder bir konumdadır. Yani kardiyoloji ile ilgili tüm ilaçlar ve ya uygulanan tedavi edici işlemler uzun yıllar boyu yapılan araştırmalar sonucunda ortaya çıkmıştır ve sürekli hem yeni tedavi yöntenleri hem de mevcut tedavi yöntemlerinin etkinliğinin fayda / zarar oranı bir takım bilimsel veriler ile güncellenmektedir.
1. kolesterol ilaçlarının faydası kesindir
Kolesterol ilaçları uzun yıllar boyu yapılmış çalışmalarla faydası net olarak kanıtlanmıştır. Elbetti her zaman kolesterol tedavisinde birinci basamak yaşam biçimi değişikliğidir. Sağlıklı beslenme. Sağlıklı ve düzenli spor. Hareketli yaşam. Stresten uzak aşırı rekabetten uzak kinden ve düşmanlıktan uzak huzurlu bir hayat. Takdir edilecektir ki bu yaşam biçiminin değişmesinde bir doktor fazla aktif bir rol üstlenemez ve öneriden öteye gidememektedir. Yine de polikliniklerin tüm yoğun şartlarına rağmen biz bu yaşam biçimi değişikliğini anlatırız. Ancak başarılı bir şekilde uygulayabilen azdır.
Sonuçta özellikle yüksek riskli hastalarda yada kötü huylu kolesterolü çok yüksek kişlerde kolesterol değerlerini sağlıklı ölçülere indirebilmek için çoğu kez ilaç kullanılması gerekmetedir. Ve bu kişilerde kolesterol değerlerinin sağlıklı aralıklara getirilmesi kalp krizini, felci ve daha bir çok damarsal olayı önlediği net olarak kanıtlanmıştır. Tüm bu faydalar çok az olasılıklı bir yan etki karşılığında sağlanabilmektedir. Fayda / zarar oranı kesinlikli fayda yönünde ağır basmaktadır.
Elbette ki ideal olanı kişinin kolesterol değerlerini yaşam biçimini değiştirip ilaçsız normal aralığa getirmesidir ancak bunun mümkün olmadığı durumlarda kolesterol ilacından yararlanmak bilimsel ve akılcı bir yöntemdir. (bir not olarak kolesterol ilaçları yüksek dozda kullanıldıklarında kolesterol düşürücü etkilerinden bağımsız damar iyleştirici yanları da saptanmıştır.)
2. İlaç sanayi şirketleri insana sadece ve sadece faydalı oldukları sürece kar edebilirler
Bir diğer nokta ilaç firmalarının ilaç satmak çabası konusundaki eleştiri. Bu eleştiri mevcut iktisadi sistemi hiç anlamamış ve dolayısıyla doğru çözüme ulaşma olasılığı çok düşük olan bir anlayışın temelsiz bir sonucudur ve pek bir faydası yoktur. evet ilaç sektörü çok büyük hatta devasa bir sektördür. Dünyanın silah ve petrolden sonraki 3. büyük sanayisi olduğu söylenmektedir. Ancak neden her büyük sanayi kötü iş yaparmış gibi tuhaf bir yorum yapılır ki. Evet silah sanayisi ürettikleri ile insanın ölümüne neden olur ancak ilaç sanayi insanların daha sağlıklı yaşaması amacına yönelmiştir. (ancak ve ancak bu amaç dorultusunda çalışır ve başarıya ulaşırsa kar elde edebilir ) Bu amaca yönelme bir temiz kalplilik değil tamamen bu sektörün karlılık yolunnun burdan geçiyor olmasıyla ilgilidir. Yani bir kimyasal molekülün ilaç olabilmesi ve kar getirebilmesi için net olarak faydalı olması ondan daha önce insanlara zarar vermyor olması yani ciddi yan etkileri olmaması gerekir başka türlü bir kimyasal madde ilaç olamaz. Ve satılamaz. Bu gün mucizevi bir madde bulun kalp krizini sıfırlıyor olduğunu düşünün onun ilaç olup satılabilir olması en az 10 yıllık bir araştırma sonucu ile olabilir. Bu da çok ciddi paralar gerektirir hiç bir devlet bunu bir kamu hizmeti olarak yürütemez. İçtiğiniz aspirinden antibiyotiğe kadar tüm ilaçlar çok ciddi parasal kaynaklar tüketilerek üretilmektedir. Mevcut iktisadi sistemde bu şirketlerin ayakta kalmak için bu ilaçları satmaya çalışmasından daha doğal bir durum yoktur. Ancak tüm ilaçlar piyasaya çıktıktan sonra bile çok ciddi bir şekilde takip edillir. Ve herhangibir olumsuz veri durumunda hemen piyasadan kaldırılır. Bu şirketler var olabilmek için bu kurallara uymak zorundadır. Ve kar etmelerinin temeli faydalı ilaçlar bulmak yada faydalı ilaçlar satmaya bağlıdır. Aksi takdirde yok olurlar. Eğer kar etme şekilleri ile günah keçişi seçilecekse insanlara aşırı kalori yükleyen gazlı içecek satıcıları yada burger firmalarını seçin ve mecburen insanlığın faydasına çalışmak zorunda olan bu ilaç şirketlerini gereksiz yere hedef almayın
3. Kolesterol sağlıklı seviyeleri aştığında vücuda kesinlikle zarar verir
Bir diğer notka; evet kolestorel vücut için faydalıdır. ancak belli aralıkların üstünde bir takım zararlı mekanizmalarda başat rol oynamaktadır. İnsanın olması gereken LDL kolesterol miktarı nedir sorusunu yanıtlamak için iki çalışma çok yol göstericidir. Bir tanesi günümüzde medeniyetten uzak yaşayan tamamin ilkel kabile hayatı yaşan inasnlarda yapılmış bir çalışma ve bulunan LDL değeri 50-70 arası. Bir diğer çalışma insana genetik olarak en yakın olan doğal ortamında yaşayan şempanze türünde yapılan çalışmada da yine LDL değeri 50 - 70 arasında bulunmuş. Yapılan incelemelerde her iki çalışmada da deneklerde hiçbir damar sertliği bulgusu saptanmamış. Yani damarları pırıl pırılmış. Ancak günümüz modern insanı için bu değerler özellikle belli yaşlardan sonra çok uzak hedeflar.Bu değerlerin çok üstünde LDL değerlerinde yaşıyoruz. Ve kanımızdaki yüksek kolesterol damarlarımızın yapısını biz hiç hissetmeden her gün usul usul bozuyor.
(bir gün kalp krizi ile acil servise gelindiğinde fark ediyor insan ancak bu süreç çok önceden başladı ta gençlik yılarında o aman kolesterolde neymiş yiyelim arkadaşlar denilin yıllarda başladı kalp kirizi ise bu uzun yıllar içinde gelişen damar hastalığının bir sonucu yada sonudur. )
Yeri gelmişken şu konuyada açıklık getirelim. Evet çoğunluklukla kalp krizinin oluşumunda temel sorumlu yırtılan damar yüzeyinin üzerine oturan pıhtıdır. Pıhtının oluşması için öncelikle damar yüzeyinde çizik şeklinde bir yırtılma olması gerekir ve normal damar yüzeyi yırtılmaz. İçinde uzun yıllar boyu kolesterol birikimi ile sertleşmiş yapısı bozulmuş damar yüzeyleri yırtılır. Eğer sizin damarlarınızda bu şekilde kolesterol birikimi ile bozulmuş damar yüzeyleri yok ise kalp krizi geçirme olasılığınız da yoktur.
3 Aralık 2011 Cumartesi
Spora başlarken
SPORA BAŞLARKEN
Özet
1.sağlınız için yapabileceğiniz en önemli şeyi yapıyorsunuz
2.ilk 2 ay hedef yok tek amaç sporu hayat biçimi haline getirmek
3.doğru nefes egzersizi yapın
4.diz üstü kaslarınızı çalıştırın karın ve bel kaslarınızı çalıştırın
-----------------------------------------------------------------------
(burada spordan kasıt kalp sağlı için faydalı tip 1 kas geliştiren spor kast ediliyor daha önce bu konuya değindim)
Spora başlarken
1. Kalp sağlığınız için çok önemli bir iş yapıyorsunuz bu gelecekte kalp krizi geçirmemek anlamına geliyor.
Bunun yanında
- felç geçirme riskiniz düşüyor,
-şeker hastası olma ihtimaliniz düşüyor,
-kemik erimesi azaltıyorsunuz,
- kanser olma riskiniz azalıyor,
-bilinçsel fonksiyonlarınız korunuyor Alzheimer ihtimaliniz azalıyor
-... bu mzaddeler artırılabilir (bahsettiğim tüm su olasılıklar bilimsel olarak kanıtlanmıştır.
sonuç olarak sağlığınızı korumak yada daha iyi duruma getirmek için çok çok önemli bir iş yapmaya başladığınızın farkında ve motivasyonunda olun
2. Spora başladığınız ilk 2 ay hedef koymayın kilo verme yada kalp hızı hedefi gibi hedefler koymayın. Bu 2 ay öncelikle vücudunuz zihniniz spora alışsın ve hayat biçiminiz sporla şekillensin. 2 ay boyunca düzenli spor yapmayı başardığınızda artık hayatınıza sporu katmış olduğunuzu düşünebiliriz. Kararlılık için 2 ay önemli bir eşik süre
3.Doğru nefes almaya çalışın (diyafram nefesi ) bunu spor yaparken bir elinizi parmaklarınızı iyice açıp el ayanız göbek deliğine gelecek şekilde karnınıza diğer elinizi göğüs kafesinize yerleştirin nefes alırken karnınız şişsin göğüs kafesiniz hareket etmesin nefes verirken de karın içeri çöksün göğüs kafesi yine hareketsiz kalmalı bunu 10 kere tekrarlayın aklınıza geldikçe tekrarlayın
4.Diz üstü karım ve bel kaslarınızı çalıştırın. Egzersiz sırasında en çok diz sonra bel sakatlığı ihtimali artıyor. Bunun için diz üstü kasları çalıştırmak önemli (bu konuya dizi korumak yazısında değindim)
Mekik: sırt üstü yatın ayaklarınızı kaldırın dizler doksan derece kırık hafifçe omuzlarınız yerden kalkıp karın kaslarınızı sıkıştırın.
Ters mekik: Yüz üstü yatın ellerinizi el sırtında birleştirin el sırtınız belinize değsin el ayalarınız yukarı baksın göğüs kafesiniz hafifçe yerden kalksın.. (temel nefes kurallarına uyarak çalışın dirence karşı iş yapılırken nefes verilecek gevşerken nefes alınacak -örneğin mekik çekerken öne doğru karnınızı sıkıştırmak üzere omuzlar kalkarken nefes verin gevşeyip zemine omuzlarınızı korken nefes alın her harekette bir nefes nefes tutarak spor yapmak yok- ve tabi ki diyafram nefesi nefes alırken karın şişecek göğüs kafesi hareket etmeyecek nefes verirken karın çökecek göğüs kafesi yine hareketsiz)
Özet
1.sağlınız için yapabileceğiniz en önemli şeyi yapıyorsunuz
2.ilk 2 ay hedef yok tek amaç sporu hayat biçimi haline getirmek
3.doğru nefes egzersizi yapın
4.diz üstü kaslarınızı çalıştırın karın ve bel kaslarınızı çalıştırın
-----------------------------------------------------------------------
(burada spordan kasıt kalp sağlı için faydalı tip 1 kas geliştiren spor kast ediliyor daha önce bu konuya değindim)
Spora başlarken
1. Kalp sağlığınız için çok önemli bir iş yapıyorsunuz bu gelecekte kalp krizi geçirmemek anlamına geliyor.
Bunun yanında
- felç geçirme riskiniz düşüyor,
-şeker hastası olma ihtimaliniz düşüyor,
-kemik erimesi azaltıyorsunuz,
- kanser olma riskiniz azalıyor,
-bilinçsel fonksiyonlarınız korunuyor Alzheimer ihtimaliniz azalıyor
-... bu mzaddeler artırılabilir (bahsettiğim tüm su olasılıklar bilimsel olarak kanıtlanmıştır.
sonuç olarak sağlığınızı korumak yada daha iyi duruma getirmek için çok çok önemli bir iş yapmaya başladığınızın farkında ve motivasyonunda olun
2. Spora başladığınız ilk 2 ay hedef koymayın kilo verme yada kalp hızı hedefi gibi hedefler koymayın. Bu 2 ay öncelikle vücudunuz zihniniz spora alışsın ve hayat biçiminiz sporla şekillensin. 2 ay boyunca düzenli spor yapmayı başardığınızda artık hayatınıza sporu katmış olduğunuzu düşünebiliriz. Kararlılık için 2 ay önemli bir eşik süre
3.Doğru nefes almaya çalışın (diyafram nefesi ) bunu spor yaparken bir elinizi parmaklarınızı iyice açıp el ayanız göbek deliğine gelecek şekilde karnınıza diğer elinizi göğüs kafesinize yerleştirin nefes alırken karnınız şişsin göğüs kafesiniz hareket etmesin nefes verirken de karın içeri çöksün göğüs kafesi yine hareketsiz kalmalı bunu 10 kere tekrarlayın aklınıza geldikçe tekrarlayın
4.Diz üstü karım ve bel kaslarınızı çalıştırın. Egzersiz sırasında en çok diz sonra bel sakatlığı ihtimali artıyor. Bunun için diz üstü kasları çalıştırmak önemli (bu konuya dizi korumak yazısında değindim)
Mekik: sırt üstü yatın ayaklarınızı kaldırın dizler doksan derece kırık hafifçe omuzlarınız yerden kalkıp karın kaslarınızı sıkıştırın.
Ters mekik: Yüz üstü yatın ellerinizi el sırtında birleştirin el sırtınız belinize değsin el ayalarınız yukarı baksın göğüs kafesiniz hafifçe yerden kalksın.. (temel nefes kurallarına uyarak çalışın dirence karşı iş yapılırken nefes verilecek gevşerken nefes alınacak -örneğin mekik çekerken öne doğru karnınızı sıkıştırmak üzere omuzlar kalkarken nefes verin gevşeyip zemine omuzlarınızı korken nefes alın her harekette bir nefes nefes tutarak spor yapmak yok- ve tabi ki diyafram nefesi nefes alırken karın şişecek göğüs kafesi hareket etmeyecek nefes verirken karın çökecek göğüs kafesi yine hareketsiz)
Spora yeni başlayanlar Diz eklemlerine dikkat
EGZERSİZ YAPARKEN DİZİNİZİ KORUYUN
Özet
Diz eklemlerini korumak için
1. 2 ay boyunca dizinizi yormadan spor temposunu yavaş yavaş artırın
2. düz zeminde yürüyün
3. diz üstü kaslarınızı çalıştırın
4. ayağınıza uygun iyi kaliteli bir ayakkabı ile egzersiz yapın
----------------------------------------------------
(Daha önceden doğru egzersiz şekli ile ilgili yazmıştım)
Uzun süre sağlıklı spor yapabilmek için eklemlere dikkat etmek gerekir.
Yürüyüş yada koşu gibi sporlarda başlangıçta diz ağrısı ve diz sakatlıkları riski yüksektir.
Bunu engellemek gerekir zira diz ağrısı varken egzersiz yapmak pek mümkün olmuyor.
1. Dizlerimizi (kemik eklem ve kaslarımızı) yavaş yavaş egzersize hazırlamalıyız. Bunu için başlangıçta egzersiz süresini ve temposunu düşük tutmak yavaş yavaş artırmak gerekir. Kişisel görüşüm uzun süredir spor yapmıyor iseniz ( > 1 aydan uzun) egzersize yeni başladı iseniz 2 aydan önce koşmaya başlamayın. Yaşınınz 40'ı geçmiş ise yada daha önce diz probleminiz var ise egzersize koşu eklemeyin hızlı tempo yürüyüş yeterli olacaktır.
2. Düz zeminde yürüyün açık havada yürüyenler için yokuş yukarı ya da aşağı yürümeyin koşu bantına yürürken eğim vermeyin
3. Diz üstü kaslarınızı çalıştırın basit bir mantıkla eklemin üstündeki kasların çalıştırılması o ekleme egzersiz esnasında binen yükü azaltacaktır.
Diz üstü kaslar için basit egzersiz önerileri
Sandalye yada kanepede otururken diziniz yaklaşık 90 derece kırıkken ayağınızı öne doğru uzatın eklem açısını sıfırlayın bu arada hareketi yaptığınız bacağın ön diz üstü kaslarını hafifçe sıkın kasıldığını hissedeceksiniz.
Bunu 25 kez tekrarlayın sonra diğer bacağa geçin. (Doğru nefes almak önemli her zaman ayak öne doğru uzatılırken nefes verilir diz ayak aşağı inerken nefes alınır. bu nefesi aynı zamanda diafram nefesi şeklinde yapmaya çalışın bu sayede diafram nefesi antremanı olur diafram nefesi alınırken göğüs kafesi değil karın hareket eder. Nefes alınırken karın şişer nefes verirken karın içeri doğru çöker.)
Ayakta durun çalışacağınız bacağın tersi el ile bir yerder tutunun düz olan diz eklemini arkaya doğru 90 derece kırın bu esnada arka diz üstü kasınızı hafifçe sıkın kasıldığını hissedin. 25'er kez yapın. Doğru nefes alın.
4.İyi ayakkabı ile egzersiz yapın diz kavisinizi destekleyen hafif tabanı esnek ayağınızı sıkmayan yürüyüş ayakkabıları seçin. Diz ve ayak eklemleri için mutlaka iyi bir ayakkabı şart lütfen alırken iyi araştırın ve vakit ayırın.
Özet
Diz eklemlerini korumak için
1. 2 ay boyunca dizinizi yormadan spor temposunu yavaş yavaş artırın
2. düz zeminde yürüyün
3. diz üstü kaslarınızı çalıştırın
4. ayağınıza uygun iyi kaliteli bir ayakkabı ile egzersiz yapın
----------------------------------------------------
(Daha önceden doğru egzersiz şekli ile ilgili yazmıştım)
Uzun süre sağlıklı spor yapabilmek için eklemlere dikkat etmek gerekir.
Yürüyüş yada koşu gibi sporlarda başlangıçta diz ağrısı ve diz sakatlıkları riski yüksektir.
Bunu engellemek gerekir zira diz ağrısı varken egzersiz yapmak pek mümkün olmuyor.
1. Dizlerimizi (kemik eklem ve kaslarımızı) yavaş yavaş egzersize hazırlamalıyız. Bunu için başlangıçta egzersiz süresini ve temposunu düşük tutmak yavaş yavaş artırmak gerekir. Kişisel görüşüm uzun süredir spor yapmıyor iseniz ( > 1 aydan uzun) egzersize yeni başladı iseniz 2 aydan önce koşmaya başlamayın. Yaşınınz 40'ı geçmiş ise yada daha önce diz probleminiz var ise egzersize koşu eklemeyin hızlı tempo yürüyüş yeterli olacaktır.
2. Düz zeminde yürüyün açık havada yürüyenler için yokuş yukarı ya da aşağı yürümeyin koşu bantına yürürken eğim vermeyin
3. Diz üstü kaslarınızı çalıştırın basit bir mantıkla eklemin üstündeki kasların çalıştırılması o ekleme egzersiz esnasında binen yükü azaltacaktır.
Diz üstü kaslar için basit egzersiz önerileri
Sandalye yada kanepede otururken diziniz yaklaşık 90 derece kırıkken ayağınızı öne doğru uzatın eklem açısını sıfırlayın bu arada hareketi yaptığınız bacağın ön diz üstü kaslarını hafifçe sıkın kasıldığını hissedeceksiniz.
Bunu 25 kez tekrarlayın sonra diğer bacağa geçin. (Doğru nefes almak önemli her zaman ayak öne doğru uzatılırken nefes verilir diz ayak aşağı inerken nefes alınır. bu nefesi aynı zamanda diafram nefesi şeklinde yapmaya çalışın bu sayede diafram nefesi antremanı olur diafram nefesi alınırken göğüs kafesi değil karın hareket eder. Nefes alınırken karın şişer nefes verirken karın içeri doğru çöker.)
Ayakta durun çalışacağınız bacağın tersi el ile bir yerder tutunun düz olan diz eklemini arkaya doğru 90 derece kırın bu esnada arka diz üstü kasınızı hafifçe sıkın kasıldığını hissedin. 25'er kez yapın. Doğru nefes alın.
4.İyi ayakkabı ile egzersiz yapın diz kavisinizi destekleyen hafif tabanı esnek ayağınızı sıkmayan yürüyüş ayakkabıları seçin. Diz ve ayak eklemleri için mutlaka iyi bir ayakkabı şart lütfen alırken iyi araştırın ve vakit ayırın.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)