12 Aralık 2011 Pazartesi

Kalbini koru! kurallar: İnsan gibi yaşa hareket et spor yap terle

Elbetteki ne yediğimiz ne kadar yediğimiz önemli? hastalık durumunda kullandığımız ilaçlar önemli ancak daha önemlisi İnsan gibi yaşıyor muyuz?  Yani insan türüne uygun bir şekilde yeterince hareket ediyor muyuz? Kişisel olarak çağımızın temel hastalıklarının en temel kaynağının bu (yani kurduğumuz oturgan hayat ve hareketsizlik) olduğunu düşünüyorum ve bunu destekleyen yeterince bilimsel kanıt var.
Mevcut hayat düzeninde kendi kalbinizi korumak için mutlaka üzerinize düşen sorumluluğu yerine getirmek ve hareket etmek yada spor yapmak zorundayız
İnsan türü artık eski kas yapısını kaybediyor (daha çok yağ dokusunda artış daha çok insülin drenci daha çok kalp krizi daha çok erken biten yaşam hikayeleri ;
daha az protein döngüsü daha çok kanser riski ve yine daha erken biten yaşam öyküleri ve oldukça dramatik bir son )
Bana kalırsa bu yazıyı okuyan kişi yazdıklarımı anladıysa bu satırdan daha fazlasını okumadan yapmıyor ise şu an spor yapmaya başlamalı. Bu iş yarına bırakılamaz kişi en çok kendi kalbine karşı sorumludur. İlk ve temel görevi bu olmalı insanın. Dün de spor yapmamış isek bu gün  o sporu yapmak zorundayız bu yemek yemek kadar önemli hatta daha önemli.
İnsan türü terlemiyor (terlemek deyip geçmeyin 2 saatlik aktif bir sporda insan 2 litreye yakın sıvı kaybedebiliyor beraberinde atılan sodyum miktarını yabana atmamak gerekiyor) Acaba aldığımız sodyumun fazlalığı kadar atamadığımız sodyumda yüksek tansiyonda etkin olabilir mi? (bu soruyu araştıracağım)
Masa başında sandalyede kanepede günlerini geçirip sürekli yağ biriktiren değildir insan.
48 saate bir  30 dakika hızlı tempo yürüyüş kalbini korumak için büyük oranda yeterli

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder