20 Kasım 2011 Pazar

Kötümserlik Şüphe Kin öldürüyor. İyimserlik kalbin dostu

<Yüz bine yakın 50 ile 80 yaş arasındaki kadın bir dizi soru ile iyimser ve kötümser olarak iki gruba ayrıldı. 8 yıl izlenen bu kadınlarda iyimser olanlar daha uzun yaşmış, daha az kalp krizi ve inme (felç)  geçirmişler.  İyimserliğin kalp krizi, kalp hastalıklarına bağlı ölüm ve tüm nedenlerden ölüm risklerini yüzde 15 ile 30 oranında azalttığı  görülmüş.
Yine bu çalışmada herkese karşı güvensiz, hiçbir şeyi beğenmeyip hepsinin arkasında bir çıkar amacı arayan, şüpheci ve husumet dolu olan kadınların ölüm riski daha güvenli rahat ve barışçıl olanlara göre yüksek bulundu. > (Bu bölüm Dr Murat Tuzcu'nun Kalbimizi Dinleyelim  kitabından alınmıştır.
Bu çalışma kadınlar izlenerek yapılmış tabi ki bunun erkekler için geçerli olmadığını düşünmek anlamsız olur. Kötümserliğin şüpheciliğin ve kin duygusunun insan kalbine zarar verdiği ya da tersinin insan kalbini koruduğu açık. Bunun fizyolojik alt yapısı kesin değil bir takım teoriler mevcut zamanla daha net aydınlanacaktır. Şu an bu gerçeğin farkında olmak  ve hayatımızı bir takım baş edemeyeceğimiz ve özellikle yapay olan stresten uzak tutmak gerekir. Ve iyimser olma yönünde kendimizi geliştirmeliyiz. Bu var olan problemleri görmemek değil onların çözüleceği yönünde bir bakış açısı geliştirmek gerekir.
 Kin duygusu : (kişisel düşüncem.) Duyguların en güçlüsü yanında hiç bir duygu yetişmesine izin vermiyor. Bahçede yetişmiş dikenler gibi tüm toprağı kaplayabiliyor ve geride bir şey bırakmıyor. Bu duygudan olabildiğince uzak durmak gerek.
Sorunlar karşısında 3 maymunu oynamak değil sorunu görüp duyup çözüleceğini düşünmek çözümü için fikir üretmek ya da çaba göstermek ve farklı düşünceleri hoş görmek gerekir.
Sonuç İyimser bakmak, hoşgörü,  çözümcü yaklaşmak çözmeye çalışmak, kinden uzak kalmak daha sağlıklı bir kalp demek diyebiliriz.
Kalbinizi koruyun

13 Kasım 2011 Pazar

Doğru egzersiz Doğru kas

 Daha önceden Tip 1 kaslar kaliteli kaslar şeklinde bir tanımlama da bulunmuştum. Hem bunun gerekçesini açıklamak hem de hangi tip egzersizlerin faydalı olduğunu vurgulamak için kas tiplerini anlatmayı gerekli gördüm.
 Vücutta kaslar; çizgili kaslar (iskelet kasları), düz kaslar ve kalp kası olarak üçe ayrılır.
Çizgili kaslar iskelet kasları,bizim hareket etmemizi sağlayan bizim istememizle kasılan kaslardır. Mikroskobik görüntüsü düzenli çizgiler içerdiği için çizgili kas denir. Bu bloggta kas denilince aksi belirtilmedikçe bu iskelet kaslarından bahsedilmiştir.
Düz kaslar, iç organlarımızdaki kastır örneğin barsaklarımızdaki kaslar bizim istemimiz dışında vücudun fizyolojisine göre çalışır. Mikroskop altında düzenli çizgilenmeler göstermez
Kalp kası ise bizim istemimiz dışında çalışır ancak mikroskobik görünümü çizgilenmeler içerir.

Egzersiz ile temel olarak iskelet kaslarımızda değişiklik olur. Ancak kalp kaslarında da egzersize bağlı değişimler olur örneğin koşmak hızlı tempo yürümek yüzmek bisiklet gibi kalp hızını artırıcı sporlar  istirahat kalp hızını düşürür (bu kalp sağlığı açısından belirli sınırlan içerisinde  oldukça iyi bir şeydir bir takım bilimsel veriler kalp istirahat kalp hızı azaldıkça -belli bir seviyeye kadar- ömrün uzadığını göstermiştir) Yine aşırı ağırlık kaldırmak gibi yüksek dirençli sporlarda kalp kası kalınlaşır (bu kalp sağlığı açısından iyi değildir.)

İskelet kasları kendi içinde tip 1 ve tip 2 olarak ikiye ayrılır
Örneğin maraton koşan sporcuda iskelet kasları tip1 kaslardır 100 metre koşucusunda ise tip 2 kaslar vardır. Yani uzun süreli çok tekrarlı düşük dirençli egzersizler (hızlı yürümek yavaş tempo koşmak az ağırlıkla çok tekrarlı çalışmak gibi ) tip 1 kasları geliştirirken kısa süreli az tekrarlı yüksek dirence karşı yapılan egzersizler (çok hızlı koşmak yüksek ağırlıklar kaldırmak gibi) tip 2 kasları geliştirir.
Bunun önemi nedir?
Tip 1 kaslar enerji tüketimi olarak oksijeni kullanan ve vücutta bir çok  faydalı metabolik işlerde (daha sonra bunlara değineceğim) yer alan kaslardır tip 1 kasların faydalı olması insan sağlığını için oldukça önemlidir
Tip 2 kaslar enerji tüketiminde oksijensiz yolları kullanır vücutta  tip 1 kasların gösterdiği yararlı etkileri yoktur.
Buradan neden bazı egzersizlerin faydalı ve sürekli önerildiği bazılarının önerilmediği kolayca anlaşılabilir.
Tip 1 kasları artırıcı egzersizleri teşfik ve vücuda faydalı kaslar olduğu için onlar kaliteli kaslar ismini verdim.

7 Kasım 2011 Pazartesi

Her şey tercih meselesi peki tercih eden biz miyiz.?

Hayat bize yemeği pazarlar
hayat bize egzersizi de pazarlar. Biz tercih yaparız. Peki tercihi biz mi yaparız?
Aslında Her şey bir tercih meselesi.Peki tercihi yapan kim?  Neo'nun kırmızı hapı alırken Morpheus'un o sunumu karşısında başka bir tercih olasılığı var mıydı?



( Çağımız pazarlama çağıdır)


Ve her şey bir kâr meselesidir daha fazlası değil. Yoksa hiç bir insan ya da kuruluş düşünemiyorum ki insanları hasta etmekten mutlu olsun. Tüm mesele mevcut ekonomik sistemde var olabilme meselesidir yani kâr meselesidir. Daha çok burger satmak daha fazla gazlı içecek satmak  zorundadır bu yüzden için diye gazı verecektir bize yoksa kendi varlığını kaybedecektir. Tercih kişiye kalmış gibidir ancak burda okadar çok pazarlama tekniği kullanılır ki bu durumda sade vatandaş edilgen olarak seçmek zorunda kalabilir.




Kişiye düşen görev doğru bilgiye ulaşıp kendini bilinçlendirmektir. Bize (doktorlara )düşen de bu doğru bilgileri sade vatandaşa iletmek  (tabi ki önce kendimiz o bilince ulaşmalıyız)
Bu blogg'un amacı; mevcut bilimsel bilgilerle ve mevcut iktisadi sistemin analizi ile kalbinizi korumak için gerekli bilincin oluşturulmasıdır.

Çağımız yaşam biçiminin ürettikleri: kalp krizi, kanser hangisini alırsınız?

Özet: Fazla enerji alıyor onu harcayamıyoruz fazla hayvansal protein alıyoruz metabolize edemiyoruz.  
Sonuçlar:
1.Enerji metabolizması bozukluğu insülin direnci, kolesterol yüksekliği .... son nokta kalp krizi. 
2.Protein metabolizması bozukluğu ... son nokta kanser. 
Yapılması gereken 1. doğru beslenme 
                                2. vücudumuzun kaliteli kas miktarını artıran egzersiz


Dünya kalp dernekleri hem de kanser dernekleri haftada bir gün den fazla et (kırmızı et ya da tavuk eti) tüketimini önermez (balık eti kalp dernekleri tarafından balık yağı nedeniyle en az haftada iki gün önerilir. Yine aynı kuruluşlarca belirtilmiştir ki egzersiz yapmak kalp krizi ve kanseri riskini azaltır.

 Yaşadığımız yüzyılda toplumları  iki temel gruba ayırabiliriz. Gıdalara kolay ulaşan insanların çoğunlukta olduğu toplumlar ve gıdalara kolay ulaşan insanların azınlıkta olduğu insanlar. Bu bloggta temel olarak gıda ulaşımının yaygın ve kolay olduğu toplumlardaki yanlış beslenme davranışları üzerine değerlendirmeler yapılacaktır.
 Bir parantez ...( Dünya sağlık örgütünü yakın zamanda yayınladığı rakamlara göre dünya üzerinde obez insan sayısı aç insan sayısını geçmiş durumda!!!)
 Yüzyılın iki temel öldürücü hastalığı sırasıyla kalp krizi ve kanserdir. İkisininde temel nedeni yanlış beslenme davranışları ve yeterince hareket etmememiz sonucu gelişen enerji depolanması (yağlanma) ve düşük kaliteli kas miktarı.

1. Kalp krizi:
Enerji metabolizmasındaki bozukluk. Fazla kalorili (enerjili ) besin alınımı ve az enerji harcanması nedeniyle vücudun artan fazla enerjiyi depolaması sonucu gelişen bir dizi bozukluğun son noktasıdır kalp krizi. Vücuda alınan ve harcanamayan fazla enerji depolanmaya başlar. Önce bel çevresinde bel kalça kavisini bozan birikim sonra ayva göbeği derken otururken her geçen yıl bir kat daha çıkılan klasik göbek formasyonu gelişiyor. Bu erkekler için balkon benzetmesi ile kadınlar için ise doğumlara bağlı bir kalıntı bahanesi ile  yumuşatılır. Ancak bu göbek enerji metabolizmamızdaki bozukluğun yıllar içindeki net bir göstergesidir göbek. Ve sonu kalp krizi ile biten ciddi bir hastalık belirtisidir. Varsa eğer göbeğinizle barışmayın o bir hastalık belirtisidir bir an önce o göbeğin eritilmesi gerekir.
 Enerji döngüsündeki bozukluğun diğer ayağı hareketsizlik nedeniyle gelişen kas kitlesi azlığıdır. Kaliteli skelet kası (tip 1 islelet kası daha sonra kalp kası konusuna değiniceğim) vücutta arttıkça insülin direncinin gelişmesi azalır bu kas kitlesi glukozu ve diğer enerji metobolitlerini daha aktif bir şekilde kullanır. Sonuçta bu kaliteli kasları oluşturacak hareketli yaşam biçimi enerjinin daha fazla yakılmasını sağlarken vucutta enerji depolanmasınu önlüyor.

2.Kanser:
( kanser bilimi -onkoloji - uzmanı değilim bu konuda yazdığım temel görüş olan protein döngüsü (protein turnover)  kendi tanımlamam ve kişisel görüşümdür) Buradaki temel patoloji alınan (özellikle hayvansal kaynaklı) protein metabolizmasındaki bozukluktur. Yani aldığımız fazla hayvansal proteinler nedeniyle protein döngüsünde protein fazlalığı oluşuyor. Bunun bir nedeni de vücut kas kitlemizdeki azlık. Fazla protein alıyoruz ancak onu kullanacak kaslarımız ise her geçen gün azalıyor (bu hem toplumsal olarak her yeni nesil için hem de bireysel yaşamımızda yaşlanmakla birlikte kas kitlemizdeki azalış olarak değerlendirilebilir ) Farelerde yapılan bir deneyde bir gurup fareye az hayvansal proteinli diyet diğerine ise çok hayvansal proteinli diyet veriliyor her iki guruba da kansorejen madde veriliyor ve sonuçta yüksek hayvansal proteinli diyetle beslenen gurupta kanser gelişirken  az hayvansal proteinli diyetle beslenen gurupta kanser gelişmiyor. Bu deneyi ben şöyle yorumluyorum: Vucudumuza onun döndürebileceğinden daha fazla hayvansal protein almamalıyız. Yapılması gereken hayvansal protein alımını azaltırken vucudumuzun  kaliteli kas miktarını artırmalıyız.

2 Kasım 2011 Çarşamba

sonraki konu başlıkları

-Spor:  ne sıklıkla ne kadar süreli ve nasıl
-Ne yemeliyim
-Ne yememeliyim
-

Spor yapan mı sağlıklı normal kilolu olan mı?

Yapılan çalışmalar spor yapan obez kişilerin spor yapmayan normal kilolu kişilere göre daha az kardiyovasküler olay geçirdiğini göstermiştir.  Sonuç olarak spor yapmak sadece kilo kontrolü için değil aynı zamanda bir takım damar koruyucu etkileri için de yapılmalı. Normal kilodaki bir kişide spor yapma motivasyonunda olmalı. Aslında bakış açısı şu olmalı insan organizmasının doğalı sporlu yaşamdır biz spor yapmayarak normalin dışına çıkıyoruz. Bu yüzyılda spor dediğimiz eski zamanalarda insan türünün doğal yaşam biçiminin bir parçası idi.
Sonuç olarak: Spor yapmak normal kilolu olmaktan daha önemli ancak en sağlıklısı spor yapıp normal kilolu olmak